BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ
Evvel zaman için de şirinmi şirin güzelmi güzel bir köy varmış: Bu köyün daracık yolları küçük bir meydanı şarıl şarıl akan pınarları,sevimli ihtiyarları şakacı insanları,birbirlerini seven çocukları ,taştan yapılmış okulları,güzel kaval ustası hafız Mehmet Ali amcaları,bayramlarının vaz geçilmezi cami önü meydanları varmış.
Bayram değince bu köyün bayramları ayrı bir güzel olurmuş,bayram bayram namazının o tarihi küçük camide kılınması ile başlarmış,herkes büyük küçük cami içi ve dışında bayramlaşırlar,büyükler küçüklere paralar dağıtırlarmış, öyle para dağıtmak kimsenin harcıda değilmiş bunu yapan sayılı insanlar varmış çocuklar para almak için bir hayli uğraş verirlermiş yinede olan bitenden memnunlarmış. Bayram namazı sonucu evlerine giden babaları kardeşleri evdekilerlede bayramlaştıktan sonra sofralarını hazırlayıp köy odalarının yolunu tutarlarmış çoluk çocuk orda bütün mahalleli ile birlikte hem bayramlaşır hemde hal hatır sorup yemeklerini yedikten sora evlerine dağılırlarmış, çocuklar akraba ve komşuları olmak üzere bütün köyün insanlarını dolaşıp bayramlaşırlar büyüklerinin ellerini öperler verilen hediyeleri toplarlarmış. O zamanın hediyeleri şeker, fıstık ,üzüm vesaire den olurmuş. Köyün gençleri bayramlaşma sonunda havalar iyi olursa köyün yeşil alanlarına çıkar ve çeşitli oyunlar oynarlarmış. Birbirleriyle arada bir kavga etselerde hemen barışırlarmış, bu şirin köyün büyükleri köyde bulunan













